Uzaylılar, bu bilimkurgu eserinde, bu defa dünyaya barışı getiriyor.
Yazar
Arthur C. Clarke; 1917 yılında İngiltere’de doğan yazar 2008 yılında vefat etti. Kendisi, bilim kurgu ve bilim yazarı, mucit ve fütüristtir (gelecekçi). Sadece kurgu eserleriyle değil, aynı zamanda popüler bilim konularındaki fikirleri ve özellikle uydu iletişimi üzerine öngörüleriyle de tanınır. Kısaca geleceğe dair fikirlere sahiptir ve bunu farklı mecralarda ve eserlerde dile getirmiştir.
Yazar, Isaac Asimov ve Robert A. Heinlein ile birlikte, bilimkurgunun üç büyük yazarından bir tanesi olarak kabul edilmektedir. En bilinen eserlerinden bazıları; 2001: A Space Odyssey, Rendezvous with Rama ve The Fountains of Paradise’dır.
Yazarın Çocukluğun Sonu isimli kitabı ise bilimkurgu klasikleri arasında yer alır. Ve eser türünün en etkileyici, düşündürücü eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Kitap
Çocukluğun Sonu; Kitap 1953 yılında yazılmıştır. Eserde, insanlık, Dünyaya barışçıl bir şekilde gelen uzaylılar yani “Hükümdarlar” sayesinde savaşsız ve refah dolu bir döneme giriyor. Fakat bu olay insan kimliği, kültürü ve nihayetinde insanlığın kaderi üzerinde derin değişimlere yol açıyor. Okuyucu, geleceğe dair hayalleri, ütopya tarzı bir kurgu ve felsefi düşüncelerle donanmış vaziyette hayal ediyor.
Kitap yorumu
Bilimkurgu kitaplarını severim. Ancak bazı kitapların aktarmak istediği bilgileri ya da düşünceleri almak için belirli bir alt yapıya sahip olmak gerektiğini düşünüyorum. Özellikle yazarın hayatını bir miktar derinlemesine öğrenmeli. Ayrıca, anlatmak istediklerini ve kabullerini araştırmalı. Böylece kitap istediği hedefe ulaşabilsin ve aktarmak istediği konular açıklığa kavuşsun. Şahsi fikrim bu şekilde.
Gelelim kitaba, Overlords denilen ve Hükümdarlar olarak çevireceğimiz uzaylılar Dünyaya gelerek insan ırkı ile seçtikleri kişi üzerinden iletişime geçiyorlar. Uzaylılardan bir kişi yüzünü göstermeden seçtiği kişi ile görüşüyor. Dünyaya barışı getireceklerini ve savaşların sona ereceğini bildiriyorlar. Gerçekten de savaşları sona erdiren, açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldıran küresel bir düzen sunuyorlar. İnsanlık kısa sürede barış ve refah içinde yaşamaya başlıyor. Fakat bu rahat düzen yüzünden insanlar, kendi kaderi üzerindeki kontrolü yavaş yavaş kaybediyor. Zaman ilerledikçe Hükümdarların asıl amacının insanlığı yönetmek değil, onu bir sonraki evrimsel aşamaya hazırlamak olduğu ortaya çıkıyor. Yeni nesil çocuklar, bireysellikten uzak, insanlığın kolektif bir bilince dönüşmesini sağlayacak şekilde değişmeye başlıyor. Bu süreç sonunda, mevcut insan uygarlığı ve kültürü kaçınılmaz olarak sona eriyor.
Kısaca, romanda, insanlık çocukluk dönemini geride bırakıyor. Ancak bilinmeyen ama daha yüksek bir varoluş biçimine geçiyor. Bu değişim ise insanlık için kayıpları getiriyor ve kişileri anlam arayışına sürüklüyor.
Ben bu kitabı okurken uzaylıların tasvirine ve amacına çokça odaklandım. Tasviri kafamda daha iyi canlandırabilmek için kitabın çekilmiş üç bölümlük dizisini izledim. Dizideki boynuzlu ve kırmızı derili tasvir ile şeytana benzeyen uzaylı bana bazı şeyler hatırlattı. Mesela bir inancı/söylentiyi; kıyamet zamanı gelecek olan Deccal’i anımsattı. Ve yine bir inancı/söylentiyi; “Mehdi gelecek dünya bir süre barış ve refah içinde yaşayacak sonra kıyamet kopacak” cümlesini anımsattı. Sanki Deccal ile Mehdi bir kişilikte birleştirilmiş. Bu kişi yani “Hükümdar” önce düzen ve refah getiriyor sonra kıyameti kopartıyor ve dünyanın sonunu getiriyor. Böylece insanlığı beden hapsinden kurtararak bilişsel düzlemde kolektif ve kozmik bir bilince dönüştürüyor.
Evet, kitabımız bilimkurgu olduğu için herkese hitap etmeyebilir. Ancak bilimkurgu kitaplarına merakınız varsa, geleceğe dair olabilecek senaryoları düşünmeyi seviyorsanız, benim gibi zamanında E.T. filmini izleyip uzaylı hayranı olduysanız bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
Künye
Yazar: Arthur C. Clarke
Sayfa sayısı: 256 sayfa
Çevirmen: Ekin Odabaş
Özgün Adı: Childhood’s End
Yayınevi: İthaki Yayınları
Arka kapak
“Hiçbir Ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz.”
Bilinmeyenin korkusu, geçmişten değil de gelecekten kalma bir hatıra olabilir mi?
1953’te yayımlanan Çocukluğun Sonu, Arthur C. Clarke’ın bir bilimkurgu yazarı olarak tanınmasını sağlayan, yirminci yüzyıla damga vuran önemli romanlardan biri. 2015’te televizyona uyarlanarak dizi haline getirilen ve bilimkurgu takipçileri için yeniden gündeme gelen bu eserin gücü, insanlığın geleceğine dair en özgün ve düşündürücü yorumlardan birini sergilemesinde gizli.
Dünya üzerindeki uygarlığımızın kaderini, insan neslinin akıbetini irdeleyen Çocukluğun Sonu, ters köşeye yatıran bir “öteki” anlatısı, farklı bir uzaylı istilası öyküsü, ütopya ve distopya arasındaki ince çizgiye dair, kalın harflerle tarihe geçen bir bilimkurgu klasiği…
“Böyle bir kitap yıllardır yazılmadı.” -C. S. Lewis
“Ürkütücü derecede mantıklı, inandırıcı ve acımasız bir kehanet girişimi. Clarke gerçek bir usta.” -Los Angeles Times
Doğa ve Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


Güzel bir eser, teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim 🙂