Kayıp


Yazar

Arzu Bahar; 1972 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesinde dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi – Diş protez Bölümü ve Anadolu Üniversitesi – Halkla ilişkiler ve Tanıtım bölümünü bitiren yazar öykü kitapları ile biliniyor. Öyküleri ve yazıları Öykü Gazetesi, 14 Şubat dünyanın Öyküsü Dergisi, Öykülem, Lacivert, Roman Kahramanları, Edebiyatist, Edebiyat Nöbeti gibi dergilerde ve çeşitli fanzinlerde yayımlandı.

İlk kitabı olan “Kovulmadım, Ben Ayrıldım!” isimli öykü kitabı ile Ankara Üniversitesi 2018 yılı öykü ödülünü aldı.
Ankara Üniversitesi 2018 Öykü Ödülü Seçici Kurul Üyeleri kitap ve yazarı için “Yaşadığı toplumun tüm birikimlerini katılımcı gözlemci bir ifade ile aktarması, yaşamın içinden ince ayrıntılara uzanan öyküler sunması, akıcı, anlaşılır bir dile sahip olması, geleceğe ilişkin örnekleri yazma motivasyonunun olması, alışılagelmiş hikâye anlatma biçimlerinin dışında, özgün bir tarz yakalayabilmesi, insan yaşamındaki duygu yoğunlaşmalarını, iç ve dış çatışmaları ustalıklı bir dille aktarabilme ve okurlarına öykülerinde dolduracağı boşluklar bırakma becerisini yansıtabilmesi” ni gerekçe göstermiştir ve ödüle layık görmüştür.

Yazarın ikinci öykü kitabı Kayıp (2019) adıyla yayımlanmıştır.

Not: İlk paragrafta geçen fanzin kelimesini biraz irdeleyelim; Fanzin nedir? FANatic ve magaZİN kelimelerinin birleşimi olan basılı bir materyaldir. Herhangi bir kişi ya da kurumdan finansal destek almaksızın fanzincilerin istek ve çabalarıyla çıkan basılı yayınlardır. Daha detaylı bir inceleme için Milliyet Gazetesinde (reklam değil, bilgi paylaşımı) yer alan açıklamanın bağlantısını bırakıyorum buraya; Fanzin

Kitap

Kayıp; “Hiç anlamıyor. Kaybolmuş ne demek? Koca adam nasıl kaybolsun? Hiç mi yol iz öğrenmemiş bunca zaman şehirde? Mümkünü yok, gelir mutlaka. Olmadı birilerine sorar yolu, bulur gelir. Umudu hep sıcacık göğsünde. Gelmiyor.”

Arzu Bahar, zengin konusu, duru Türkçesi ve insancıl yaklaşımıyla yazdığı öykülerini bu kitapta birleştiriyor. Kitap, toplam altı öyküden oluşuyor. Kayıp olanlara, kaybettiklerimize veya iç dünyasında kaybolanlara gönderme yapılıyor.

Kitap yorumu

Okumalarımda yeni yazarlara ve yeni eserlere yer vermeye çalışıyorum. Ve öykü kitaplarının genelde kısa olması nedeni ile geçiş kitabı olarak okumayı seviyorum. Bu düşünce ile Ankara Üniversitesinden ödül almış bir yazarın öykü kitabına konuk oldum ve Arzu Bahar’ın kalemiyle tanıştım.

Öyküler, gayet sade bir dille ve akıcı bir şekilde yazılmışlar. Sade dilin etkisi ile öykülerin içine giriş yapmakta zorlanmadım ve bir çırpıda heyecanla okudum. Her bir öyküde insani duygular çok iyi aktarılmış, ben de bu duyguları hissederken lezzet aldım diyebilirim. Tavsiye edeceğim bu kitap ile birlikte kayıp olanların peşinden giderken geride kalanların hislerini içselleştirip kısa kısa yolculuklar yapmaya var mısınız??

Öyküler;
1- Delilik; Bir adamın, daha çok evinde geçen olayların, anlatıldığı sahnede bir tablo (Kaplumbağa Terbiyecisi) üzerinden adamın psikolojisi ve bu psikoloji ile olaylara bakışı irdeleniyor. Evinde her koltuğa oturuşta, karşısındaki tabloda bir ya da birkaç kaplumbağanın yer değiştirdiğini görüyor. Yoksa bu bir rüya mı ya da adam aklını mı kaybetti???

2- Sakın Oraya Gitme; Bir gencin dedesi ağır hastadır ve yatmakta olduğu odada aile bireylerinin ağır çekim duygularına ve hallerine şahit oluyoruz. O basık ve karanlık odayı hissediyor ve ölümün ayak seslerini duyuyoruz. Peki hasta son anda torununa ne diyor acaba? bir sır mı veriyor?

3- Sokağın Başındaki Servi Ağacı; “Bu mezarlık ağacı, uğursuzluk getirir, ölüm ayrılmaz bu sokaktan, dikmeyin”… Bir ağaç ve ona atfedilen uğursuzluk söylentisinin yarattığı psikoloji aktarılmış bu öyküde.

4- Düğme; Kayıp bir baba ve her ceset bulunuşunda o mu acaba diye endişe ederek giden bir oğlun öyküsü. İçinden çıkılamaz duygular ve tarif edilemez bir acı. İşin ucunda düğümü çözecek bir düğme…

5- Kayıp; “Hiç anlamıyor. Kaybolmuş ne demek? Koca adam nasıl kaybolsun? Hiç mi yol iz öğrenmemiş bunca zaman şehirde? Mümkünü yok, gelir mutlaka. Olmadı birilerine sorar yolu, bulur gelir. Umudu hep sıcacık göğsünde. Gelmiyor.” Kaybolan abisinin peşinden gidip onu bulmaya çalışan bir baba ve babasından sonra onu aramaya devam eden kardeşi. Kayıp çocuklarını arayan analara gönderme yapan hüzün dolu bir öykü.

6- Para Kokusu; Bir tarafta Mafya babası Kör Raşit’in hikayesi diğer tarafta Pavyon fedaisi Orhan’ın hikayesi devam ededururken olaylar bir noktada kesişiyor ve silah patlıyor… Heyecanla ve merakla okunan bir öykü bekliyor okuyucuyu.

Öykü severlerin hoşlanacağını, ilk kez öykü okuyacakların beğenebileceğini düşündüğüm bir eser. “Kayıp” üzerine yazılmış öyküler, insani duyguların anlaşılır biçimde ifade edilmesi ile anlam buluyor ve okuyucuyu kalbinden vuruyor. Okuyunuz efendim tavsiyedir.

Künye

Yazar: Arzu Bahar

Sayfa sayısı: 102 sayfa

Yayınevi: Alakarga Yayınları

İçindekiler

1- Delilik, sayfa-9
2- Sakın Oraya Gitme, sayfa-37
3- Sokağın Başındaki Servi Ağacı, sayfa-43
4- Düğme, sayfa-53
5- Kayıp, sayfa-63
6- Para Kokusu, sayfa-71

Arka kapak

Hiç anlamıyor. Kaybolmuş ne demek? Koca adam nasıl kaybolsun? Hiç mi yol iz öğrenmemiş bunca zaman şehirde? Mümkünü yok, gelir mutlaka. Olmadı birilerine sorar yolu, bulur gelir. Umudu hep sıcacık göğsünde. Gelmiyor.

Daha önce Kovulmadım Ben Ayrıldım adlı kitabını yayınladığımız Arzu Bahar, yeni öykülerini bir araya getirdiği Kayıp’la birlikte kendi öykü serüveni içinde önemli bir adım atıyor. Zengin konusu, duru Türkçesi ve insancıl yaklaşımıyla öykü gibi öykü okumak isteyenlerin dikkatine sunuyoruz.


Doğa ve Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

8 Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir