Tarihi Hoşça Kal Lokantası


Yazar

Şermin Yaşar, 1982 Berlin doğumlu olup Türk Dili ve Edebiyatı mezunudur. Yüksek lisansını yine edebiyat alanında yapan yazar, reklam ve medya sektöründe metin yazarlığı, reklam yazarlığı, kreatif direktörlük yapmıştır. Mesleğine devam ederken bir yandan da Oyuncu Anne isimli sosyal medya hesapları üzerinden çocuklarıyla oynadığı yaratıcı ve gelişimlerini destekleyici oyunları paylaşarak ülkenin dört bir yanındaki annelerle arkadaşlık ağı kurmuştur. Çocuk edebiyatına Çok Hayal Kuran Çocuk, Oyun Takvimi, Dedemin Bakkalı, Dedemin Bakkalı Çırak, Tilki Masalları, Cingo, Kuş Masalları, Abartma Tozu, Bizimki, Oh Ne Âlâ Memleket gibi eserlerini kazandırmıştır. Tarihi Hoşça Kal Lokantası, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu, Gelirken Ekmek Al ve Kalk Yerine Yat isimli öykü kitaplarının yazarı olan Şermin Yaşar’ın Deli Tarla isimli kitabı 2020 Sait Faik Hikâye Ödülü’ne layık görülmüştür.

Kitap

Tarihi Hoşça Kal Lokantası isimli öykü kitabı, 29 adet öyküden oluşmaktadır. Yazarın deyişiyle; Yeşilçam filmlerindekileri andıran, kalbimize dokunan karakterler, bir köşede unutulmuşlar, yalnızlığıyla yoğrulmuşlar, kırık gönüller, bir yerlerde sessiz sedasız yaşayanlar, görmediklerimiz, görmezden geldiklerimiz ve “Kaybetmek bizim işimizdir” diyen insanların öykülerini barındıran kitap bir solukta, derin iç çekişlerle okuyalım, başımızı kaldırıp onlara bakalım diye yazılmıştır.

Kitap yorumu

Kitap, insana dair duyguları ve düşünceleri ön plana çıkarıyor. Kimi zaman insanların batıl inançları, takıntıları, hayatlarında tesadüf edebilecekleri olayların abartılı halleri veya buna benzer bir çok hal öykülerde dile getiriliyor. Okuyucu kah hüzünleniyor, kah kızıyor veyahut öykü kahramanına acıyor. Kimi zamanda mizahi ögelerin eşliğinde tebessüm ediyor.

Yine öykülerde kalbimize dokunan insanları tanıyoruz; etrafımızda gördüğümüz, bazen davranışlarına anlam veremediğimiz veya bazen göz önünde olmalarına rağmen farkedemediğimiz insanlara denk geliyoruz. Veyahut da okuyucu kendi iç dünyasına keşfe çıkıyor.

Bu kitapta benzetmeler çokça kullanılıyor bu nedenle öykülerde duygular daha da somutlaşıyor ve anlaşılır hale geliyor. Örnek vermek gerekirse; “Kusura bakma dağları” isimli öyküde bir acının tarifi benzetmelerle nakşediliyor; hissedilen acı ve hayal kırıklığı kalpte yükselen dağlara benzetiliyor, öyküye konu olan öğretmen coğrafya dersinde dağları her anlattığında aslında acısını anlattığını ifade ediyor. Buna benzer kelime oyunlarını kitapta çokça görüyoruz.

Kısaca toparlamak gerekirse, olaylara farklı bakış açısı katılarak benzetmelerle süslenerek işlenmiş duygu yüklü bir kitap bizi bekliyor.

Ben okurken özellikle kelime oyunlarından ve benzetmelerden çok keyif aldım. Herkes öykü sevmez ancak bu kitap biraz farklı, bu yüzden okumanızı tavsiye ediyorum ve keyifli okumalar diliyorum!

Künye

Yazar: Şermin Yaşar

Sayfa sayısı: 176 sayfa

Yayınevi: Doğan Kitap Yayınları

İçindekiler

1- Kaya bakkaliyesi, sayfa-11
2- Soluk taşı, sayfa-16
3- Nasip, sayfa-23
4- Kusura bakma dağları, sayfa-31
5- Zarif, sayfa-34
6- Tarihi hoşça kal lokantası “kaybetmek bizim işimizdir” 444 0 Hiç, sayfa-41
7- Bekleme salonu, sayfa-48
8- Cıva, sayfa-53
9- Şılafgut!, sayfa-60
10- Terketti hatun ziyaretgahı, sayfa-64
11- Olsun hırkası, sayfa-66
12- Anahtar, sayfa-69
13- Bu son yağmurları, sayfa-75
14- Hacanne, sayfa-78
15- Boncuklu sineklik, sayfa-83
16- Bamya, sayfa-88
17- Diyet, sayfa-94
18- Kabanlarda %50 indirim var, sayfa-100
19- Kuşbakışı, sayfa-104
20- Helva, sayfa-108
21- Kestane karası, sayfa-112
22- Araka, sayfa-118
23- Sıradan anlar fotoğrafçısı, sayfa-126
24- 08:40, sayfa-134
25- Çay bahçesi, sayfa-137
26- 72 saniye, sayfa-143
27- Onuncu yıl, sayfa-148
28- Gerisi hikaye, sayfa-157
29- Kendi geçmişinin gündelikçisi, sayfa-170

Arka kapak

Kaybetmek bizim işimizdir.
Ayrıldıktan sonra, geçmiş zaman âşıkları gibi seni kalbime gömdüm Muazzez.
Altında yatır olan araziden farkı yok şimdi.
Yeni bir aşk inşa edemiyoruz; tam başlayacak oluyoruz, senin yattığın yere denk geliyor, dozerler çalışmıyor, kepçeler kırılıyor, gelen korkup kaçıyor.
Gelirsen diye terliklerini kapının ağzına bıraktım, iki senedir ayaklarını bekliyorlar. Ayna yüzünü, bardak dudağını, ellerim saçlarını, pencere gözlerini bekliyor.
Fakat hakkını teslim edeyim; çok muhterem zatmışsın Muazzez. Hani tabelanı yaptırıp göğsüme assam, desem ki, “Burada bir muhterem zat yatıyor” seni bekleyen kollarıma çaput bağlarlar, gözyaşlarıma dilek taşları atarlar…
Sana tahsis ettik yürek denilen arsayı; koy in cin top oynasın; koy anılar cirit atsın. Anladım, sensiz bana bu dünya dar…

Yeşilçam filmlerindekileri andıran, kalbimize dokunan karakterler… Bir köşede unutulmuşlar, yalnızlığıyla yoğrulmuşlar, kırık gönüller, bir yerlerde sessiz sedasız yaşayanlar, görmediklerimiz, görmezden geldiklerimiz… Dedemin Bakkalı, Ev Yapımı Sihirli Değnek, Oyuncu Anne, Çok Hayal Kuran Çocuk kitaplarının yazarı Şermin Yaşar’dan “kaybetmek bizim işimizdir” diyen insanların öyküleri… Bir solukta, derin iç çekişlerle okuyalım, başımızı kaldırıp onlara bakalım diye…


Doğa ve Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

8 Yorumlar

  • Öykü denince akla İlkokulda o saf ve temiz yürekle okuduğumuz Ömer Seyfettin kitapları gelir. Ancak şu an kafamız o kadar şeylerle dolu ki bu kitapları okurken o eski günlerde okuduğumuz tadı alabilir miyiz acaba.? 😔

    Ancak kesinlikle bu tür kitapları okumak lazım.
    Okurken gerçek hayattan kopup bir süreliğine de olsa başka bir dünyaya geçmeye ihtiyacımız var.

    • Eski günlerde okuduğumuz kitaplardan aynı tadı alamasak da farklı tatlar alacağımız muhakkak. Bu kitapla farklı insanların dünyasına konuk oluyoruz. Tavsiye ederim. 🙂

  • Bu tarz öykü kitaplarının kendine has bir tadı olduğunu düşünüyorum.Okurken hem sizi ilk okul yıllarına götürüyor hemde damak da farklı bir tat bırakıyor.Benzetmeler de insanı düşünmeye,hayal dünyasını ve kelime haznesini genişletmeye yarıyor o yüzden eğiticilik konusunda başarılı bulduğum bir tür ☺️Kitaba gelince daha önce herhangi bir yerde karşılaşmadım kendileriyle ilk defa burada görüyorum geniş bir ufka sahip olmamı sağlayan güzel bir blogsunuz sizi tebrik ederim ve daha fazla bilinmeyen hala keşfedilmemiş eserleri bize sunduğunuz için teşekkür ederim 🙏

    • Güzel yorumunuz ve beğeniniz için ben teşekkür ederim. Nasıl ki kitapta “Kaybetmek bizim işimizdir” diyorsa ben de biraz iddialı olacak ama “farklı ve değişik olanları bulmak benim işimdir” diyorum. 😊

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir